1.50
1.93
60,981
Mehmet KELEŞ

Yayın Danışmanı

Mehmet KELEŞ

keles@ajans67.com


22 Nisan 2008
font boyutu küçülsün büyüsün

Bugün, 23 Nisan Neşe Doluyor İnsan


Bugün 23 Nisan...

"Bugün 23 Nisan neşe doluyor insan," diye başlayan çocukluk yıllarımızdan kalma; şiirlerimizi ve çocuk şarkılarımızı söylediğimiz günler geldi aklıma birden. İlkokul sıralarında her 23 Nisan'da sınıflarımızı süsler, bayram heyecanını, coşkusunu arkadaşlarımız ve öğretmenlerimizle hep birlikte yaşardık.

Büyüdükçe gördük aslında, hiçte neşe dolamıyor insan! İlkokul sıralarında öğrendiğimiz: Dünyada Tarım sektöründe kendi kendine yetebilen yedi ülkenden biri olduğumuzu, Hayvancılık konusunda yeterliliğimizi, üç tarafımızın denizle kaplı olmasının büyük bir avantaj olduğunu, Anadolu topraklarının ne kadar zengin maden yataklarına sahip olduğunu vs. vs…

Gördük ki aslında bize anlatıldığı gibi gelişmiyor yaşananlar, tüm maden yataklarımızın kullanım hakkı yabancılarda, tarım ve hayvancılık bitme noktasına gelmiş, ülke sanayisi ve ekonomisi yabancıların yönetiminde vs.vs.vs…

Bumudur efendiler, çocuklarınıza bırakacağınız devlet! Bugün bunun için mi kutluyoruz bayramı!

Haber merkezimize gelen ’23 Nisan’ kutlama mesajları içinde biri ilgimi çekti. Büyük Birlik Partisi İlçe Başkanı Nizamettin Halıcıoğlu gönderdiği mesaj da;Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM)  kuruluşunu ve ’23 Nisan’ın nasıl bayram ilan edildiğini tarihleri ile açıklama gereği duymuş. Dilerseniz Sayın Halıcıoğlu’nun mesajını aktaralım sonra devam edelim.

“23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir. Atatürk, 23 Nisan 1924'te '23 Nisan' gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 1979'da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu millî bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve Türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır. Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke Türkiye’dir. 

 

Türk milletinin gönlünde, onun bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli yeri işgâl eden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, millî birliğimizin kenetlenmiş ifadesini temsil etmektedir. 

Büyük önder Atatürk’ün düşüncesinde çocuklar, milletin geleceğidir. Onlara duyduğu sarsılmaz güvenin ve büyük sevginin ifadesi olarak, millî bayramımız olan 23 Nisanları çocuklara armağan etmiştir. Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz gençliğin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 23 Nisanlar, önemli birer vesiledir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir,

 Atatürk diyor ki:

 “Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”    

                   

Tarihimizi Yaşatmalıyız

  Sayın Halıcıoğlu’nu tebrik ediyorum. Aslında çok önemli noktalara parmak basmış. “Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz gençliğin bu bilinçle yetişmesi” gerekliliği hiç şüphesiz en büyük arzumuz olmalıdır.

 Diğer yandan bugün Cumhurbaşkanlığı Köşkünde, Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ün gerçekleştirecek olduğu resepsiyona katılmayı uygun bulamayan siyasetçilerin varlığında bir bayram yaşıyoruz. Nedir bu kavga ve ayrımcılık merak etmekteyim. Hep bir ağızdan haykıralım hadi “çocuklar biz size hiçbir şey bırakamıyoruz” diye.

Vatan ve millet sevgisinin, bağımsızlık ve hürriyet aşkının en güzel ifadesi olan ‘İstiklal Marşı' mızı bize armağan eden Milli Şairimiz, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk döneminde Burdur Milletvekili olarak görev alan Mehmet Akif Ersoy’un Milletimize armağanı olan ‘İstiklal Marşı’nı  TBMM’nin kuruluş yıl dönümünde tüm Siyaset Adamlarının ve aziz milletimizin tüm satırlarını  tekrar tekrar okumalarını, her kelimenin mana ve ehemminetini idrak ederek ve tatbik ederek yaşatmalarını umuyorum.

Belki bu safer bir vesile olurda yeniden bi silkinir kendimize geliriz.

Hayırlı bayramlar…

  

İSTİKLÂL MARŞI


Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma; kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl
Kahraman ırkıma bir gül, ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...
Hakkıdır, hakka tapan, milletimin istiklâl

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakini sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! nasıl böyle bir imanı boğar,
Medeniyet! dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana vadettiği günler hakkın.
Kim bilir belki yarın... belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri «toprak!» diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda, fışkıracak, toprağı sıksan şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi şudur ancak emeli,
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar - ki şahadetleri dinin temeli-
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli,


O zaman vecdile bin secde eder - varsa - taşım.
Her cerihamdan, ilâhi boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruhu mücerret gibi yerden naşım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır; hakka tapan, milletimin istiklâl.

Mehmet Akif ERSOY 

 















Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar (1)
  • efsane / 25 Nisan 2008 12:54

    hiç istiklalmarşını söle okudunuzmu?

    şu istiklal marşımızı n 10 kıtasının ensondan başlayıp 1'mısarasına kadar bı okuyun
    o gunlerden bugune dıyorum vatanım için yazılaan en güzel mesaj dır bunu o gunlerden bugune kadardahası yarınlara kadar bır anlamı var ıyı okuyun lütfen dedihim gibi o yıllardan gunumuzun yarınlarını görüceksiniz. (herşey vatan için.)




Bu yazarın diğer yazıları






Anket

Anayasa Referandumuna EVET mi Hayır mı diyeceksiniz ?
  • Evet
  • Hayır