Geçtiğimiz hafta şehrimizde ve tüm yurtta çeşitli etkinliklerle kutlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu ve heyecanını hep birlikte bir kez daha yaşadık. Cumhuriyetimizin 86. kuruluş yıl dönümünde evler ,dükkanlar ve caddeler Türk Bayrakları ile donatıldı, Kdz.Ereğli Belediyesinin organizasyonu ile sanatçı Bengü 29 Ekim akşamı kortej yürüyüşünün ardından çınaraltı sahnesinde halkımıza güzel bir konser verdi, havanın biraz soğuk olmasından mıdır bilinmez daha önce izlediğim konserler kadar kalabalık olmadığını fark ettim. Cumhur biraz zayıftı…
Cumhur nedir? Cumhuriyet nedir?
Cumhur kelimesinin sözlükteki karşılığının “HALK” , Cumhuriyet kelimesinin sözlükteki karşılığının da “Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi” olarak görmekteyiz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923’te ikinci meclis salonunda milletvekilleri ile birlikte Cumhuriyeti ilan etmiş ve gerçekleştirdiği ilke ve inkılapları ile cumhura yani millete bir yol haritası sunmuştu.
Şimdi düşünüyorum da cumhur olarak bu yol haritasının neresindeyiz.
Tarih sayfaları Türklerin kahramanlıkları, özgürlüğüne ve devletine bağlılığı, tarihe yön veren liderleri ile doludur. Bizlerde her zaman bu büyük liderlerimizle övünmekteyizdir.
Övünmek güzel de, acaba övündüğümüz büyük liderlerimizin düşünce ve fikirlerini idrak edebiliyor muyuz. Üç kıtaya hükmeden bir Kanuni, bir Yavuz, çağ açıp kapatan bir Fatih Sultan Mehmet olabiliyor muyuz. Osmanlının çöküşü ile dört bir yanı düşman işgali altında olan yurdumuzda; verdiği mücadele ile cumhuru bağımsız bir devlete kavuşturan Gazi Mustafa Kemal olabiliyor muyuz. Atatürk’ü anlayabiliyor muyuz.
Tarihimizi yeniden okumamız gerekiyor. Atatürk’ü anlamak gerekiyor.
Kurtuluş mücadelesinde düşmanla mücadele eden bu toprakların insanları: Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Abhaza hep birlikte kardeşçe sırt sırta mücadele etmişler bağımsızlık için. Şimdilerde ayrılık tohumları ekilmeye çalışılıyor birilerince. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti milliyetçiliğini etnik kökenlere bağlaştırmamıştır. O tüm halkların katılım sağlayacağı demokratik bir rejim olan Cumhuriyeti bizlere kazandırarak, kardeşçe birlik ve beraberlik içinde yaşayacağımız bir ülkeyi bizlere emanet etmiştir. Onun emanetine bu vatanın evlatları sahip çıkacaktır.
Bu vatanın her bir evladı da, Cumhur olmanın vecibelerini yerine getirmeli. Devletine, Bayrağına, Demokrasisine sahip çıkmalı.
Can Medya Grubu-Turkuvaz Medya Grubu işbirliği
Ulu önder Atatürk’ün şu sözleri ile devam edelim “Basın milletin müşterek sesidir. Başlıbaşına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür.”
Yaygın medyada başta SABAH gazetesi olmak üzere 4 gazete,17 dergi ve ATV televizyonu ve ulusal radyoları bünyesinde bulunduran Turkuvaz Medya Gurubu, bölge temsilciliği için şirketimizi tercih etti. Turkuvaz Medya Grubu, başlattığı yeni abonelik sistemi ile bünyesinde bulunan 4 gazete ve 17 derginin abone çalışmaları, dağıtımı ve haber temsilciliği için Can Haber Gazetesi ile anlaştı. Hepimize hayırlı olsun…
İlk iki sayısında Can Haber gazetesi okurlarımızdan çok olumlu tepkiler aldık.Can Haber gazetesi olarak mailletimizin müşterek sesi olmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. “Haber Verin, Haberiniz Olsun” anlayışı ile sizlerin sesi olmaya, gerçekleri sunmaya devam edeceğiz. Çevrenizde gördüğünüz , şahit olduğunuz haber değeri olduğunu düşündüğünüz tüm konular için bizi aramaktan çekinmeyin. Unutmayın Can Haber sizin gazeteniz.
Can Medya Grubu olarak sizlerin destekleri ile her zaman “Doğruya Taraf Haber”de görüşmek dileği ile…