Aylardır Türkiye gündemini meşgul eden ‘Demokratik Açılım’ paketinin içeriği sonunda 10 Kasım günü TBMM de büyük gürültülerle görüşmeye açıldı. Hükümet kanadı hazırladığı raporun muhteviyatını açıklarken, muhalefette yine görevini ifa etti. Gelişmeleri izlemeye devam edeceğiz.
Muhalefet partilerinin ortak kanaati ‘Bu açılımın aslında bir bölünmenin başlangıcı olacağı’ yönünde. Hükümet kanadının ise ‘Açılım ile birlikte yeniden birlik beraberlik ve kardeşliğin tahsis edileceği’ yönünde. Biz vatandaşlarda olan biteni izleme…
İzleme diyorum çünkü bu konuda enine boyuna bilgi sahibi değiliz. Bizim fikrimizi soran yok diyoruz. Zira fikrimizi sorsalar ne diyeceğiz yaşadığımız bölgeden. “Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz” sözünü anımsatarak hep birlikte bir kez daha düşünmek, tanımlamak, anlamaya çalışmak gerekir süreci. Sürecin başı neresi? Sonu neresi?
Kurtuluş savaşında; Türkü, Kürdü, Çerkezi, Abhazası, Lazı bu milletin evlatları her daim onca yoksunluğa rağmen sırt sırta birlik ve beraberlik içinde mücadelesini verirken…Bu yıl 86. kuruluş yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyetimizin, 86 yıllık geçmişinin son 25 yılında ne oldu da PKK terörü hortladı? 25 yılda binlerce Mehmetçik şehit oldu, binlerce şehit anası gözyaşı döktü. 30 milyar doları aşan bir bütçe PKK ile mücadeleye harcandı.
Ak Parti kurmayları, Demokratik açılım paketini vatandaşlara anlatmak üzere sahaya indi. Dünde Ak Parti Zonguldak İl Yönetimi, Ak Parti MKYK üyesi Çorum Milletvekilinin konuşmacı olarak katıldığı bir program düzenledi. Hükümet bu açılım paketinin PKK’yı bitireceğini söylüyor. Dağdan inmeler başladı ama sancısı büyük oldu…
Dağdan inen pkklı şimdi şehirde mi dolaşacak? Serbest mi kalacak? Ele başı Öcalan, İmralı da keyif mi çatacak? Şehit olan binlerce Mehmetçik rahat mı uyuyacak? Türk milletinin vicdanı rahat mı olacak?
Bütün bunları düşünürken şunu da düşünmek gerekiyor. PKK demek Kürt demek mi? Kürt vatandaşlarımızın hepsi potansiyel PKK lımıdır? Pkk nın baskın yapıp kurşuna dizdiği onlarca köyde yaşayanlar Kürt değil miydi. Bütün Kürt vatandaşlarımızı ötekileştirmek doğrumudur, bu bölünmenin ve ayrılıkçı davranmanın bir başka türü değil midir?
Ak Parti hükümetinin Demokratik açılım paketini yürürlüğe koyarken toplumun vicdanını da iyice değerlendirmesi gerektiği aşikardır.
Bugün Türk-Kürt ayrıştırması yaparken bir tarafı hep Ötekileştiriyoruz.
Peki ötekileştirmeler sadece bu minvalde mi oluyor? Ereğli’de böyle bir ayrıştırma olmuyor mu.
Ereğli’de de yerli yabancı siyaseti yapanlar yok mu?
Her seçim propagandasında Ereğli’yi yabancılar istila etti söylemleri kime ait.
CHP ilçe başkanı Yaşar Balcı’nın Ardahanlı olması nedeni ile Belediye Başkanı Posbıyık ın her fırsatta bunu dillendirmesi, parti içinde çıkan kavgalara zemin hazırlaması bu ÖTEKİLEŞTİRME ye örnek değil mi?
Aslında yazacak daha çok söz var ama, şunu kimsenin unutmaması gerekir.
Türkiye Cumhuriyeti 72 milyon nüfusu ile bir bütündür ve kimsenin bölmeye parçalamaya gücü yetmez.Birlik ve beraberlik içinde SEVGİ-BARIŞ-DOSTLUK ve KARDEŞCE yaşamayı öğrendiğimiz gün, bizim günümüzdür.