Ereğli Belediyesi’nin ‘Hediye’ aldığı Mercedes marka makam aracı ile ilgili söylentiler kamuoyunda kulaktan kulağa dolaşmaya başladı!
Dikkat ederseniz makam aracı bir süre yoktu ortalıkta…
Sokakta konuşulanlara göre; belediye Başkanı şehir dışına çıktığı bir gün park halindeki makam aracı silahlı saldırıya uğramış!
Araç delik deşik edilmiş…
Pert derecesine getirilmiş makam aracı…
Olay özel bir sebepten dolayı olduğu için gizlenmiş!
Araç İstanbul’da özel bir serviste tamir edilmiş…
Bu dedikoduyu duyan bazı insanlar, olayın doğru olup olmadığını Sayın posbıyık’a sorduklarında, ‘Yok öyle bir şey, kaza yaptık’ cevabını almışlar.
Kendisine bunu bizzat soran insanların yalancısıyım…
Koskoca makam aracı pert olacak derecede kaza yapacak ve içerisindekilerin burnu bile kanamayacak!
Pek inandırıcı gelmedi ama, yine de geçmiş olsun diyorum…
Yoksa aracı başkaları mı kullanıyordu?
Araçtır, kullanan da insandır ve hata olabilir, kaza yapabilir…
Bu gayet doğaldır…
Peki niye gizleniyor anlayamadık…
Yoksa!
Yoksa şu kurşunlanma iddiaları doğru mu dersiniz acaba!
İnanmak istemiyorum…
ÖZCAN’IN CESARETİ!
Ereğli TSO Yönetim Kurulu Üyesi Niyazi Özcan açtı ağzını yumdu gözünü!
Ereğli’de korku psikolojisi yaratanlara seslenerek, yanlış yaptıklarını söyledi…
Posbıyık’ın kendisi ile çeliştiğini vurguladı…
Hani TSO’da ‘Sanayicinin sorununu en iyi ben bilirim’ diyerek ortalığı karıştıran Posbıyık’ın!
Vali Ata’yı bile zıvanadan çıkartan Posbıyık’ın!
Zonguldak TSO Başkanı Salih Demir’i de çileden çıkartan Posbıyık’ın!
“Sanayicinin sorununu biliyorsun da niye kapısına kilit vuruyorsun? Niye OSB’deki sanayiciye su vermiyorsun” diye sordu Niyazi Özcan!
Öyle ya; Ereğli Belediye Başkanı Sanayicinin sorununu en iyi kendisinin bildiğini söylüyor ama susuzluktan kıvranan sanayi tesislerine su vermedi…
Kilometrelerce uzaktaki Alaplı Belediyesi geldi Ereğli’de ki sanayiciye su verdi…
Niyazi Özcan herkesin özgürce konuşması gerektiğine işaret ediyor…
Kimsenin korkmamasını istiyor ve insanlara baskı politikasına da son verilmesini istiyor.
Bunun için de Vali, Emniyet, Kaymakamlık gibi devletin yetkililerini işaret edip, korku psikolojisi yaratanların uyarılmasını istiyor!
Burada da yine uyarılması gereken adresinde Posbıyık’ın olduğunu işaret ediyor Niyazi Özcan!
Çok da doğru söylüyor…
Posbıyık’a koruma veren Devlet, kendisini de uyarmalı…
Ortamı germemesini, politikasını değiştirmesini istemeli…
Aslında bunu yapması gerekenler yanındaki insanlar ama sanırım onlar sözlerini geçiremiyorlar…
Niyazi Özcan gibi konuşması gereken çok insan var Ereğli’de ama…
Onlar konuşmak yerine gazetecilere gaz vermeyi yeğliyorlar!
Gerçi Ereğli’de ki bu tür yanlışları dile getiren yazar-çizer kaç kişi var ki!
Emin olun cesaretini ortaya koyabilecek 3-5 kişi daha çıksa Ereğli’de her şey değişir…
Herkes korktuğu için konuşamayınca Posbıyık da yaptığı yanlışları doğru zannediyor…
Eee! Yaptığı yanlışları doğru gibi yazıp çizen gazeteler çok olunca Posbıyık haksız da sayılmaz yani!
Ne yapsa alkışlanıyor…
Sövse de, dövse de alkışlanıyor…
Bilmem anlatabildimmi?